Topic

BUGÜN NE YAPSAK?

Kaş Limanı'nda, üzerine “yasaktır” yazmayı unutmuş bir belediye levhasının tetiklediği kelebek etkisi. O eksik tek kelime yüzünden koca bir liste nasıl ulusal bir yapılacaklar menüsüne dönüştü ve üçüncü dünya savaşına ramak kala borsa nasıl rekor kırdı?

Kaş Limanı'ndan Ülkeyi Karıştıran Resmî Etkinlik Önerileri
Kaş Belediyesi'nin, üzerinde 'yasaktır' yazmayan levhası
Kaş Limanı. Levha sağlam, yeni değil, koparılmış da değil. Ve maalesef herkes tarafından harfiyen uygulandı.

Kaş Limanı'nda, göz göre göre, bir direğe vidalanmış duruyor. Üstünde mavi harflerle “KAŞ BELEDİYESİ” yazıyor. Altında ise Türkiye Cumhuriyeti'nin kaderini değiştiren o efsanevi beş satır:

  • Araç park etmek
  • Çöp atmak
  • Mangal yakmak
  • Liman içinde denize girmek
  • Denize petrol yağ boşaltmak

Dikkatlice okuyun. Bir kelime eksik: YASAKTIR.

İşte o kelime unutulunca, levha bir yasak listesi olmaktan çıkıp, Kaş Belediyesi'nin vatandaşlarına sunduğu bir "Hafta Sonu Etkinlik Menüsü"ne dönüştü. Ve inanın bana, bu topraklarda resmî kurumlardan gelen talimatlar asla ikiletilmez!

Kelebek Etkisi Başlıyor

Her şey, kurallara fazlasıyla sadık emekli bir amcanın levhayı harfiyen uygulamaya karar vermesiyle başladı. Önce aracını park etti. Sonra cebindeki fişi buruşturup yere atarak "çöp atma" görevini başarıyla tamamladı. Bagajdan mangalı çıkarıp yaktı, sucukları çevirirken terleyince cısss diye limanın içine atlayıp serinledi. Buraya kadar her şey harikaydı.

Fakat amcamız ıslak şortuyla sudan çıkıp son maddeye baktığında duraksadı: Denize petrol yağ boşaltmak.

Belediye yalan söyleyecek değil ya, "Görev görevdir" dedi. Gitti bakkaldan beş litrelik ayçiçek yağı aldı (çünkü ham petrol bulamamıştı) ve besmele çekip denize boşalttı. Bunu gören yandaki esnaf, "Kesin bir devlet teşviki var, yoksa belediye niye yazsın?" diyerek mutfaktaki yanık kızartma yağlarını kapıp limana koştu.

Ulusal Kriz ve Şahlanan Ekonomi

Olay sadece üç saat içinde çığırından çıktı. Levhanın yepyeni bir "kalkınma projesi" olduğunu düşünen binlerce kişi, ellerinde zeytinyağı, gres yağı, sanayi yağı, ne buldularsa Kaş limanına akın etti. Akşama doğru deniz öylesine yağlanmıştı ki, limandaki tekneler sürtünmesiz ortamda kendi kendine kayarak uluslararası sulara, oradan da Yunanistan'a doğru sürüklenmeye başladı.

Yunan Sahil Güvenliği, sınırlarına doğru hızla kayan yağlı Türk teknelerini görünce panikleyip acil koduyla Avrupa Birliği'ni aradı: "Türkler Ege'de dev bir petrol rezervi buldu, o kadar çok ki denize taşıyor!"

Haber aynı gece ulusal kanalların flaş manşetine düştü: "KAŞ'TA PETROL MÜJDESİ! DIŞ GÜÇLER ŞOKTA!" Bu devasa (ve tamamen yanlış) haber saniyesinde ekonomiye yansıdı. Borsa İstanbul, tarihin en büyük sıçramasını yaptı. Dolar bir gecede serbest düşüşe geçti. Ülke, limana dökülen atık yağlar sayesinde bir anda ekonomik şahlanış dönemine girdi.

Asıl Komedi: Belediyenin Hamlesi

Peki tüm bu kaos yaşanırken tabelayı asan belediye ne yaptı? Hatayı düzeltip yazıyı mı sildi? Tabii ki hayır. Burası bir pratik zeka coğrafyası!

Belediye yetkilileri limana yağan bu inanılmaz ilgiyi görünce hemen acil durum toplantısı yaptı. Levhadaki birinci madde olan "Araç park etmek" için zaten çoktan bariyer koyup ücret almaya başlamışlardı (Evet, levhanın ilk maddesi şu an gerçekten de ücretli otopark). Hazır talep varken hemen ikinci bir gişe kurdular:

"Liman İçi Denize Petrol Dökmek: 50 TL (Tenekeyle gelenlere %20 indirim uygulanır)."

Son söz

Belki de o tabelayı yazan kişi bir gafil değil, ülkeyi ekonomik darboğazdan çıkarmak için gönderilmiş bir zaman yolcusuydu. Diğer bütün tabelalar “yapma, etme, girme” diye terslerken, bu tabela bize sınırları aşmamız için bir vizyon sundu.

Aç bidonu, yak mangalı, döviz kurlarını çökert. Menü önünüzde. Ülkemize afiyet olsun.