Topic
ŞOK ŞOK ŞOK!
PLASTİK GIYBET
ŞOK ŞOK ŞOK! EKRANLARIN EN SİLİKONLU, EN BOTOKSLU, EN "BU SURAT NEYİN NESİ" DEDİRTEN PROGRAMI 'PLASTİK GIYBET'E HOŞ GELDİNİZ!
Evet sayın seyirciler, cemiyet hayatında ve sanat dünyasında adeta bir estetik faciası yaşanıyor! Doğal güzellik diye bir şeyin kalmadığı, herkesin aynı fabrikadan çıkmış gibi birbirinin kopyası olduğu, yüzündeki ifadenin doktor hatası mı yoksa alerjik reaksiyon mu olduğunu asla anlayamadığımız en iddialı haberlerimizle karşınızdayız. Hazırsanız, kimsenin orijinal parçasının kalmadığı programımız başlıyor!
BEBEK'TE SABAHIN İLK IŞIKLARINA KADAR SÜREN BOTOKS KAÇAMAĞI!
Geçtiğimiz gece Bebek’in en piyasa mekanı Hyalüronik Asit Club’ın kapısında pusuya yattık. Mekandan sabahın ilk ışıklarına kadar çıkmayan iki isim vardı: Gecelerin hızlı ve çapkın iş adamı Rıza Yaldızlıtop ve estetik cerrahların altın yumurtlayan tavuğu, sosyetik güzel Pelinsu Şıngırdakmeme!
İkili, mekandan çıkarken flaşlarımızı görünce şoka girdi demek isterdik ama Pelinsu'nun yüzündeki o aşırı botokstan dolayı şok mu geçiriyor, esniyor mu yoksa felç mi iniyor asla ama asla anlayamadık! Kadının yüzü o kadar gergin ki sayın seyirciler, Fransız askısı yaptıracağım diye çektirdiği gözleri kulaklarına kadar kaymış, adeta kafasının arkasından paket lastikleriyle düğümlenmiş gibi duruyor! Taktığı o 15 santimlik ipek kirpiklerinden zaten önünü göremiyor, vale diye az kalsın sokak lambasına 500 lira bahşiş veriyordu.
Tabii gözlerimiz hemen Pelinsu'nun o göz kamaştıran iddialı kıyafetine çevrildi! Yaptırdığı o devasa, yerçekimine meydan okuyan, tanesi rahat beş kilo çeken silikonlu meme'leri, daracık swarovski taşlı büstiyerinden dışarı fırlamasın diye adeta amansız bir savaş veriyordu.
Cesur dekolte falan değil bu, bildiğiniz cinayete tam teşebbüs! Zaten dudaklarına bastırdığı iki tüp Rus dudağı dolgusu yüzünden ağzı kapanmıyor, muhabirimize sadece "bülbülbül" diye garip sesler çıkarabiliyordu.
Muhabirimizin "Rıza Bey, hayırlı olsun, yeni bir aşk mı?" sorusuna Rıza Yaldızlıtop, o yeni törpületip zirkonyum kaplattığı, karanlıkta bile fosforlu gibi parlayan bembeyaz, fayans gibi dişleriyle yalan söyledi: "Biz sadece aynı estetik kliniğinden bekleme salonu arkadaşıyız, dolgusu kaymış acile doktor kontrolüne götürüyordum." Tabii canım, biz de yedik! Sabah beşte gece kulübünün VIP locasında dolgu mu masajlatıyorsunuz?
ZORLU CENTER'DA SİLİKON SAVAŞLARI VE BÜYÜK PİŞTİ!
Gelelim gecenin asıl estetik terörüne! Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde düzenlenen Altın Neşter Ödül Töreni'nde kırmızı halı adeta erimiş plastiğe bulandı!
Gecenin en çok konuşulan ismi, boynuna taktığı o devasa pırlanta gerdanlığıyla göz kamaştıran ama yüzündeki abartılı 'kedi gözü' operasyonu yüzünden kafasını indiremeyen, mecburen sürekli tavana bakarak yürüyen ünlü popçu Şatafatgöt oldu!
Fakat sayın seyirciler, Şatafatgöt'ün asıl olayı o hokka gibi küçülttürdüğü ve yağmur yağdığında direkt içine su dolan ufacık mandalina dilimi burnu değildi! O meşhur, transparan dekolteli elbisesinin altından fırlayan ve yeni BBL (Brezilya poposu) yaptırıldığı her halinden belli olan ekstra dolgulu, devasa göt'ü gecenin sınırlarını fena halde zorladı!
Kalçalarına o kadar çok karın yağı bastırmış ki, kadın yürürken arkasından iki ayrı bağımsız büyükşehir belediyesi onu takip ediyor gibiydi. Frikik vermemek için yoğun çaba sarf etti diyeceğiz ama ortada frikiklik bir durum kalmamıştı, çünkü her şey tamamen ulu orta meydandaydı ve o kocaman kalçalar yüzünden kırmızı halıda yanından geçen üç gazeteci ezilme tehlikesi atlattı!
Üstelik gecenin ilerleyen saatlerinde magazin dünyasının en büyük kabusu yaşandı: PİŞTİ OLDULAR!
Cemiyetin estetik bağımlısı modacısı Cıvıkvıcık, Şatafatgöt ile tamamen aynı transparan elbiseyle galaya gelince ortalık bir anda karıştı. Cıvıkvıcık, durumu fark edince sinir krizi geçirdi ama yüzüne yeni yaptırdığı köşeli "Angelina Jolie çenesi" implantları yüzünden çenesi kilitlendiği için ağzını bile tam açıp bağıramadı.
Şatafatgöt ise kameralarımıza o meşhur, hyalüronik asitten patlayacakmış gibi duran sosis dudaklarıyla küstah bir gülüş atarak şu zehir zemberek açıklamayı yaptı: "Aman canım, aynı elbise olabilir ama benim götüm o elbisenin içinde çok daha dolgun ve diri durdu, o tahta gibi kuru kalçasıyla gitsin ameliyathanede biraz daha kendi yağından enjekte ettirsin de gelsin!"
Evet sayın seyirciler, görüyorsunuz... Para var, şöhret var, sponsor doktorlar var ama doğallık yok, orijinallik sıfır! Biz burada kamu hizmeti yapıyor, sahte suratların altındaki gerçekleri tek tek ortaya çıkarıyoruz! Az sonra, burnunu o kadar küçülttürdüğü için artık sadece ağzından nefes almak zorunda kalan ünlü mankenin hazin sonunu masaya yatıracağız. Sakın bizden ayrılmayın!