Topic

Bu Sefer Kesin Sıçtık!

(Geçen haftaki kesin sıçtıktan tamamen bağımsız olarak)

Dünya Bugün de Batmadı

2020'den beri dünya kabaca dört bin kez sona erdi. Ekonomi otuz kez dibe vurdu, üçüncü dünya savaşı neredeyse her perşembe öğleden sonra başladı, dolar her sabah "tarihi" bir seviye gördü, insanlık en az yirmi kez resmen yok oldu. Yine de bu sabah kalktınız, çayı demlediniz, faturaları ödediniz. Tuhaf. Bir kıyamet için fazla rutin bir hayat.

Kırmızı Oklu Peygamber

Felaket tellalını tarif etmeme gerek yok, zaten gözünüzün önünde. Kapak fotoğrafında ağzı kocaman açık, gözleri faltaşı gibi, alnına doğru uzanan kırmızı bir ok, okun ucunda da ya bir grafik ya Putin. Başlık baştan sona büyük harf — çünkü küçük harf sakinliktir, sakinlik ise para etmez. "SON DAKİKA." "HERKESTEN GİZLENEN GERÇEK." "BUNU İZLEMEZSENİZ ÇOK PİŞMAN OLACAKSINIZ." Pişman olacağınız tek şey, o sekiz dakikayı geri getirememeniz; ama orası teferruat.

Bu adam her şeyin uzmanı. Pazartesi viroloji, salı makroekonomi, çarşamba jeopolitik, perşembe sismoloji, cuma biraz da astroloji — çünkü hafta sonuna da bir felaket lazım. Geçen sene yaptığı kırk yedi kehanetin tam sıfır tanesi tuttu, ama bu onu hiç yavaşlatmaz; çünkü kimse skor tutmuyor. Felaket tellalının en büyük serveti, izleyicisinin hafızasının bir Japon balığından sadece bir tık iyi olması.

En sevdiğim detay: video daha bitmeden "dünya yarın bitebilir, o yüzden kanala abone olmayı unutmayın" diyor. Dünya yarın bitecekse o reklam gelirini kim toplayacak, orası muamma. Ama biz soru sormuyoruz. Uyanmamız gereken bir sürü varmış, koyunmuşuz falan; çok meşgulüz.

Satılan Şey İnanç Değil, Dehşet

Burada bir yanlış anlaşılma var: bu adamların anlattıklarına gerçekten inandığını sanıyoruz. İnanıp inanmaması tamamen alakasız. Onlar inanç satmıyor, his satıyor — ve sattıkları his dünyanın en yenilenebilir kaynağı: dehşet. Petrol biter, dehşet bitmez. Her felaket geri dönüşümlüdür; aynı korkuyu yirmi ayrı ambalajda tekrar tekrar paketleyebilirsin.

Asıl kirli sır da şu: bu adamlar tedarikçi değil, sadece satıcı. Asıl mal bizde. Çünkü panik bize kendimizi önemli hissettiriyor. Bir düşünün: dünya gerçekten bitiyorsa, demek ki ben önemliyim. Kaygım kozmik bir anlam kazanıyor, sıkıcı hayatım birden bir gerilim filminin sahnesine dönüşüyor. Felaket tellalının gerçek rakibi başka bir kanal değil — can sıkıntısı. Kıyamet, can sıkıntısının en hızlı ilacı.

"Her Şey Güzel Olacak"ın İkiz Kardeşi

Peki "o zaman izleme, pozitif düşün, her şey güzel olacak" mı diyelim? Hayır. O dehşet bir mühendislik ürünü; "her şey güzel" demek de onun yoga taytı giymiş ikiz kardeşi. Toksik pozitiflik, felaketçiliğin gülümseyen versiyonu sadece. Hiçbir şey yokmuş gibi yapmak, felaket tellalının aynadaki aksi: biri seni korkutarak, öteki uyuşturarak aynı işi yapıyor — gerçeği görmeni engelliyor, üstüne de para kazanıyor.

Peki Ya Hepsini Çaktığını Sanan Adam?

Peki ya "hepsi üçkâğıtçı, ben hepsini çakıyorum, bu ayaklara gelmem" diyen akıllı adam? Tebrikler, kafanın içinde tek aboneli bir felaket kanalı kurdun; o abone de sensin. Alaycı adam da aynı leşten besleniyor, sadece çatal yerine kürdan kullanıyor. Felakete gülebilmek için önce o felaketi izlemen, paylaşman, "şunlara bak ya" deyip etrafa yayman gerekiyor. Trafiği sen de taşıyorsun; sadece kendini taşıyıcı saymıyorsun.

Hatta dürüst olalım: şu an okuduğunuz yazı da clickbait. Başlığa bir bakın — "Bu Sefer Kesin Sıçtık!" Felaket tellallarıyla dalga geçen bir yazının başlığı bile felaket tellallığı yapıyor. Çünkü kehanet okuyan adamla o kehaneti alaya alan adam aslında kardeş; ikisini de aynı algoritma büyütmüş. Tek fark, hangimizin daha temiz hissettiği. Ve temiz hissetmek, bu oyunun en pahalı yanılgısı.

Zincirin Koptuğu Halka

Çıkış "daha doğru bilgi tüketmek" değil — daha fazla bilgi seni kurtarmıyor, sadece daha donanımlı bir paniğe sokuyor. Çıkış daha sert alay etmek de değil. Çıkış mikroskobik ve hiç havalı değil:

Dehşet göğsüne çarptığı an dur. Ve dikkat edin, o gerçek bir çarpma — midende fiziksel bir düşüş, ortada somut hiçbir olgu olmasa bile. İşte tam o an bir saniye bekle. Hemen iletme. Alıntılama, ekran görüntüsünü gruba atma, akşam sofrasına taşıma. Zincirin koptuğu halka ol. Disiplin bu kadar küçük: hissetmekle yaymak arasına tek bir nefes koymak. Dünya bunu fark etmeyecek. Sen fark edeceksin.

Çünkü asıl son dakika şu: seni kendi dikkatinden kurtarmaya kimse gelmiyor. Ne felaket tellalı, ne onu çakan akıllı adam, ne de bu yazı. Ve bu kötü haber değil — var olan tek iyi haber bu: panik zincirini kesebilecek o tek halka senin elinde. Bugüne kadarki bütün "bittik, mahvolduk"ların içinde gerçekten senin kontrolünde olan tek şey, bir sonraki dehşeti yaymamak.

O yüzden sıçmadık.
Sadece dikkatimizi sattık.
Ve onu geri almak hâlâ bedava.